25 Nisan 2009 Cumartesi

GECE

Bu aralar kendime acıyorum biliyorum bunu yapmamam gerekiyor bu kendimi daha da güçsüz hissetmeme neden oluyor. Göründüğüm kadar güçlü değilim hiç bir zaman olamadım. Çarşamba günü Fethiye ye gidiyoruz keşke diyorum bu akşamdan bavulları toplayıp gidebilsem... Uzaklaşmaya ihtiyacım var her şeyden ve herkesten. Yine o büyük haksızlığı yapıyorum ona ve kendime... Kendime acıyorum ona kızıyorum. Ne zaman kötü bir şey olsa o olsaydı, yanımda dursaydı bunların hiç biri olmayacaktı diyorum sanki onun varlığıyla mutlak mutluluk olacakmış gibi... Yine puzzle yapıyorum Özcan Abinin fi tarihinde aldığı bir puzzle daha şimdiden tam ortasında kayıp bir parçası var. Bir de tüm kızlar gibi alışveriş yapıyorum saçlarımı boyatmak kestirmek ya da uzatmak istiyorum aslında böyle değildim ben alışverişten nefret ederdim annem alırdı ne alırsa garip bir tılsımı var bu alışverişin tüm paranı harcıyorsun bazen paran yokken bile harcıyorsun ve üstüne mutlu oluyorsun... Neyse böyle işte bu aralar üzgünüm, kırgınım herkese, boğazımda minik bir düğüm içimde de beton bir taş var gibi... Terkedilmiş aldatılmış, bir buz parçası gibi dağılmış eriyormuş, anlatamıyormuş ve anlaşılmıyormuş gibiyim. İç sesim hiç susmuyor uzun uzun yazasım kilometrelerce koşasım, yorgunluktan bitkin düşüp hem serin hem sıcak bir yerde dinlenesim ve bu melankoliklikten uzunca bir süre kurtulasım var Geçer herhalde yakında...

20 Nisan 2009 Pazartesi

o kadar da yalnız değil mişim

O kadar da yalnız değilmişim... hala çat kapı ben geldim diye gidebileceğim dostlarım var :) Dün onlardan birindeydim. Dost evine dönmüş. Tüm ev halkı uyuyordu kapıyı çaldığımda bi güzel herkesi uyandırdım :) Çimler biçilerken, tavuklar ve horoz gezinirken, köpekler uyuklarken ve minik pamuk nerede geziyor bilinmezken salonun kocaman pencerelerinden dışarıyı izleyip çay içip sohbetin dibine vurup saatlerce oturduk. Keşke Pink hep burda olsa diye içimden geçirdim ama bi şeyleri özlemek de güzeldi. Araya zaman ya da kilometreler girse de sanki hiç bir şey değişmemiş gibi daha dün görüşmüşüz gibi sohbetin kaldığı yerden devam etmesi mükemmeldi. Ne konuştuk? Benim her ne kadar sonuna yaklaşmış olsam da mütemadiyen devam eden diyet ve spor hikayelerim, hiç bi zaman bitmeyen bitmeyecek konu ödemeler, çekler, senetler, babamın arabamı 3 dakika da satması ve ertesi gün vazgeçmesi, uzaklarda tek başına duran bi ağacın yalnızlık çekip çekmediği, onun yanına bir ağaç daha dikilmesinin gerekip gerekmediği, tanıdıklardan haberler son gelişmeler, dans geleceğimin kırılma noktasında duruyor olması, pink ten özel haberler, bahçeye dikilen meyve ağaçları, her türlü meyvenin olup da çileğin olmayışı ve bir gün önce itibariyle artık çileklerin de oluşu, horozun tavuklar dahil herkese efelenmesi, çim biçme makinesinin çok çabuk doluyor olması, bebek isimleri, en çok konulan isimler, Ankara daki ve küçük şehirdeki komşular, yardımcılar, temizlik, titizlik, benim arayıp bulamadığım diş ipi şeklinde kürdanlar, Meral Teyzemin mutfakta duran son resmi gerçekten mükemmeldi bi de aklıma geldi o resimden çok iyi puzzle olur ve ben de resim kursuna gitmek istiyorum...boşananlar evlenenler doğanlar evlenecek olanlar aaa bu arada bizim Nilüfer i söylemeyi unutmuşum nişanlanacak yakında sevgilisi zırt pırt çiçek gönderiyor ve bu benim sinirlerimi bozuyor bu aralar..., verilen siparişler, çalan telefonlar ve çalınan altınlar, benim yalnızlığım ve bana öğütler :)

"seni seviyorum haloşum,seninle işten kaytarıp(şşşşt özcan abi duymasın) tadımda çay içmeyi seviyorum,ya da bizim ofisteki cafede(!) kahve içmeyi seviyorum.internetten faturalarını ödeyip oturmak için daha fazla zaman kazanmayı seviyorum.iş çıkışı tunalıda gezmeyi seviyorum.Beni küçük şehre çiçek olarak dikince napacuz bilemeyan" Belki artık iş çıkışı tunalı da gezemiyoruz ya da işten kaytarıp kahve molaları da veremiyoruz ama bence biz bir şekilde buruşana kadar hatta bumburuşuk olduğumuzda dahi bir şekilde bir yerlerde kahve içiyor (dişlerimiz takma olsa da ya da kahve belki çoktan yasaklanmış olsa da), alışveriş yapıyor (belki şimdi ki kadar hızlı olmaz yavaş yavaş geziyor olabiliriz), anlatıyor ve dinliyor olacağız. Ben de seni çok seviyorum arkadaşım umarım hep mutlu, sağlıklı, huzurlu ve benim yanımda olursun :)