1 Haziran 2010 Salı

Eyy huzur!!!













Nerelerdesin? Yine yoksun. Ne kadar çabalasam da sana ulaşmayı başaramıyorum, kıramıyorum kabuğunu, çıkaramıyorum seni lambadan, çıkmak istemiyorsun ya o ayrı ... İşte tamam yakaladım dediğim an kayboluyorsun. Yok mu ki hep yanımda olacağına inanacağım bir zaman? Ne kadar açık, ne kadar misafir sever olsam da bir şeyler eksik kalıyor. İstediğim misafirlik de değil de sen de biliyorsun, anlıyorsun da kalamıyorsun işte; hep yapacağın işler, gideceğin başka yerler oluyor. Belki de hiç aklına gelmiyorum hiç merak etmiyorsun, çabucak unutuyorsun özlemiyorsun beni, o kadar küçüğüm ki görmüyorsun ... Bazen olmayacak yerlerde arıyorum seni, bulamayınca nedensiz üzülüyorum yine yanlış kapıları çaldım diye bile bile kapıların yanlış olduğunu. Yalandan sözler uyduruyorum tutmanı beklediğim onu yapacaktın, bunu yapacaktın diye madde madde sıralıyorum, uzun uzun yazıyorum bir yerden kandırırım seni diye. Hepsini çürütüp ben bu kadar söz vermiş olamam, tutamam, bunları sıraya koyamam, önce hangisini yapayım derken karışıp hiçbirini yapamam diyorsun. Okuyorum okuduğum kitaplarda ya da izlediğim filmlerde ya da dinlediğim şarkılarda belki çıkarsın karşıma diye... Geziyorum bir yerlerde karşılaşırız diye senin hiç çıkmadığını unutarak umuyorum yine de karşılaşmayı, bekliyorum aynı anda ineceğimiz zamanı... Biliyorsun en çok ne zaman sana ihtiyacım olduğunu o zaman geliyorsun sadece gereksiz çağrılara cevap vermiyorsun belki de... Alıştırmak istemiyorsun varlığına nasıl yaptıysa bunca zaman şimdi de yapsın ne yapıyorsa diyorsun, ne karar veriyorsa versin kendi başına, üzülecekse üzülsün diyorsun belki de... Geldiğinde bayram oluyor sanki küçük dünyamda, ne dert kalıyor ne düşünecek herhangi bir şey, duvara bakarken güldüğümü yakalıyorlar... Herkes merak ediyor seni, tanıştırayım istiyorum, bahsetmezsen kimseye benden problem olmaz diyorsun bilmiyorsun ki aslında herkes tanıyor seni benim anlattığım kadar sadece varlığına inandırmam zor oluyor görmedikleri için. Her çağrıyı gördüğüne, önem derecesine göre sıraladığına ve her ağrıya iyi geldiğine inanmışım... Keşke okuyabilsen yazdıklarımı. Ne değişecek ki okuyabilsen bavullarını toplayıp kalmaya mı karar vereceksin ya da gel mi diyeceksin ama yine de biliyorum bildiğini...
Bunlar masal uydurup uydurup yazıyorum asıl bilmemiz gereken niye sana ihtiyacım olduğu di mi? Bilmiyorum ki keşke bilebilsem...

Hiç yorum yok: