29 Nisan 2011 Cuma

bahar gelmiş :)








Depresyonum kapının önünde git dememi bekliyormuş. Ah ne hoş... Ne çabuk bahar gelmiş, bir yılı ne kadar da hızlı tüketiyormuşuz. Yazmayla ilgili büyük bir problemim var, uzun zaman olmuş günlüğüme tek kelime bile yazmayalı, ne zormuş bir cümle bile kuramamak, belki de artık zamanı gelmiştir. Bu sürede neyi farkettim, beklentilerimi sıfıra yaklaştırdığımı öyle ki artık en yakınlarımdan bile hiç bir şey beklemiyorum. Kendime dair en büyük farkındalık! Ne mutlu bana :)

Geçen hafta; Ayşe en sıkıntılı zamanını yaşarken, ben uzun zamandır eğlenmediğim kadar eğlendim :) Üzerimde büyük bir aptallık yüzümde de o çok sevdiğim şaşkın gülümseme :)

Ayşe nin evlenmek istediğini babama söyleyemeyip bu görevi bana bırakmasından sonra evde soğuk rüzgarlar esiyor. İlk kamyonundan vazgeçemeyip, bir depoda sanat eseri misali sergileyen adamdan, kızının evlenmesine bir çırpıda izin vermesi beklenilemez zaten. Hele ki damat adayı onun memleket takıntısının tavan yaptığı yerdense bu iş çok zor olacak. Herkes salonda toplandı, Hale sözü aldı başladı anlatmaya. Söz memlekete gelinceye kadar gayet sakindi babam. Annem en sinirli, stresli zamanında bile kahkahalar atar. Babamın içinden alevler fışkırırken, annem başladı kahkahalara, bir ev dolusu güldü, herkesin sinirleri bozuldu. Babam konuşmanın ortasında hızlıca kalktı gitti, geri dönecek diye bekledik ta ki yatağa yatıp duvarı izlediğini görene kadar. Boğazına bir şey takıldı neredeyse boğuluyordu (bunu uykusuzluğuna verdi, uykusuzluğun sebebi= Ayşe nin evlenmek istemesi), anneme anlatıyorum haa haaa haaa öyle mi diyor?

Ofis her geçen gün daha da yoğunlaşıyor, o büyüyor biz büyüyemiyor muyuz? Ekap personeli oldum son zamanlarda, ekap dan nefret eder haldeyim her gün yeni bir ihale bulup evet buna girmeliyiz, büyük ve güzel bir iş :) Güne günaydın yerine, bugün ekap da ne varmış sesiyle başlamak; günler süren uzun, yorucu, az uykulu çalışmalar sonucu alınmış en iyi derece dün gelen dördüncülük. Zira diğerleri daha kötüydü altıncılık, onbirincilik hatta sonunculuk ve hatta o kadar hazırlanıp, sabahki ihaleye girip boyumuzun ölçüsünü aldıktan sonra üç dosyayla yok ya bu insanlar çıldırmış olmalı diyerek kalan ihalelere girmeden geri dönüşlerimiz var. Aylar önce oluşturduğum internet şifremin iki gün önce eksik olduğunu farkeden 444 lü hatlara şifremi kısaltmışsınız nasıl böyle bir şey yaparsınız diye arayan bir ben var bu aralar. Bizim şifrelerimiz hep altı hanelidir siz yedi hane yazmış olabilirsiniz ama o zaten kabul etmiyordur son rakamı!!! Aylardır fazladan tuşlanan, hatta şimdiki zamanda bile el alışkanlığıyla fazla tuşlanmaya devam eden rakam :) Son zamanlarda yaptığım en büyük birinci salaklık :) İkincisi Elvan' nın enjekte edilsin diye verdiği vitaminleri kırıp içmem :) Hadi hayırlısı...