19 Mart 2012 Pazartesi

Ayşe







8 Mart Dünya Kadınlar Günü doğum günü tadında geçti. Şaşırtmaya alışan ben şaşırmaya alışıyorum bu aralar. Çocukken sen küçüksün diye oyunlarıma almadığım, kimseye benzemediği için seni sokakta bulduk biz diye kandırdığım, çokça ağlattığım, mantar saçlarıyla büyük gözleriyle o cılız haliyle her kavga sonunda dalga geçtiğim, elimde bir yastık bütün evi peşinden koşarak geçirdiğim, bisiklete binmeyi, yüzmeyi beraber öğrendiğim, uyuma saati gelince herkes bizi uyur sanırken koltuk arkasına saklanıp gizli gizli televizyon izlediğim, koruyup kolladığım, abla oldum ben onun ablasıyım diye övündüğüm, çocukluğuma tanık, gençliğime ortak sevgili kardeşim ne zaman büyüdü..? Araba kullanmasını ben öğrettim diye hatırlıyorum ama tam bir trafik canavarı yaratmışım haberim yok. Otobüsün arkasından yola bakmadan biri fırlar neredeyse çarpacak bizim arabaya, bizimki olanca gücüyle basar çok sevdiği kornasına, dikkat etmen gerek kardeş böyle durumlarda, aaaaa yayaya da mı ben bakacağım!!! cevabını alır sesimi çıkarmadan otururum, ne olmaz ne olmaz bana da bağırabilir. Olur olmaz yere bir sinir küçük bir kıyamet herkes merak eder ne olmuştur niye asabi bu kız sebep trafiktir sadece belki de çok istediği elbiseyi bulamamasıdır. Çoğu zaman kararsız (ama nasılsa benim sorunlarıma cevapları hep net).


- abla bu elbise olmuş mu?
- olmuş
- gerçekten mi?
- evet iyi olmuş
- çok mu güzel olmuş?
- oooo evet çok güzel olmuş, çok yakışmış, bu elbise senden başka kimseye böyle güzel olamazdı zaten :) Öğreniyor muyum?
- aferin öğreniyorsun :)

Evet öğreniyorum abla olmayı... Şimdilerde roller değişti o bana ablalık yapıyor, koruyup kolluyor, öğretiyor bilmediklerimi... Sıkıca tuttuğum ipleri kesmemi istiyor, Haloş geçer bu da, ama abla bu kadar duygusal olmamalısın, onu giy, bunu yap, saçını beğenmedim, gözlerin güzel olmuş, nereden buluyorsun böyle ilginç şeyleri, offf bir uyusak iki gün hiç uyanmasak, sana diyorum hadi master yapalım, yalandan nişana bu kadar uğraşma gerçeğine hevesin kalmayacak (yok yok merak etme gerçeğine hevesim hep var ve senin için çok orjinal şeyler bulacağım), üffff bildiğin gibi değil canım acayip alışveriş yapmak istiyor, sence babam ne diyecek, şimdi ben ne desem... Canım sıkıldığında, mutsuz olduğumda, yeni Dünya arayışlarımda, en güzel haberi duyduğumda ilk onu arıyorum ben... İyi ki kardeşim var, iyi ki o hep yanımda. Ben de seni çok seviyorum canım kardeşim...

P.S: Fotoğraftaki not okunmuyormuş : Zaman akıyor... Hayat değişiyor...Ama sen hep yanımdasın... Hayatımdaki en özel kadın, Dünya Kadınlar Günün Kutlu olsun... Seni çok seviyorum :)

9 Mart 2012 Cuma

balık mıyım ben?

Offf offf nedendir bilinmez, aslında bilinir nedenleri de şimdi uzun uzun anlatılamaz, ben sürekli hat değiştiriyorum. 2009 yılında kapattırdığım, ki onun üzerine iki hat daha değiştirdim, 2011 yılında yeni bir kullanıcısı olmuş ve ben otomatik ödeme talimatını iptal ettirmeyi unutmuşum. Tam 14 aydır bir başkasının faturasını ödüyormuşum da haberim yokmuş. Yeni kullanıcıyı aradık, o sizin probleminiz dedi... (ben faturaları öderken iyiydi di mi?) GSM şirketine dilekçe yazdım bakalım ne olacak bu işin sonu... Aman deyim siz siz olun otomatik ödeme talimatlarını faturaları iptal ettirdikten hemen sonra, hatta önce iptal edin...

6 Mart 2012 Salı

Mutlu Mutfak Önlükleri



















Sevgili Blog,

Tanıyan bilir hediye alma konusunu biraz abartıyorum :) Orjinal olsun, hep kullanılacak bir şey olsun, daha önce hiç görmediği bir şey olsun, kişiye özel olsun, çok şaşırsın, çok mutlu olsun diye uğraşıp duruyorum. Bazen bu arayışlarım sinir bozucu olabiliyor, günler öncesinden düşünmeye başlayıp aklıma gelen bütün alternatifleri eledikten sonra ya internetin başında ya da büyük bir alışveriş merkezinde kıvranırken buluyorum kendimi. Çok nadir de olsa başıma gelmişliği var gereksiz olabiliyor aldıklarım, bu durumu da sevmiyorum bu sefer de gereksiz hediyenin sahibi için bir sonraki hediye seçimini aylar öncesinden düşünmeye başlıyorum... Aslında gerçekten seviyorum ben hediye vermeyi belki almaktan daha çok :) En çok paket açılırken ki heyecanı içinden çıkanı alan kişinin yüzündeki ifadeyi izlemeyi seviyorum. Kargoyla gönderdiklerimde de bu anı hayal ediyorum sadece, güzel oluyor. Bu ara beni hediye konusunda kıvranmaktan kurtaran süper biri var hayatımda, yeni bulduk birbirimizi :) Mutlu Mutfak Önlükleri. Çok sevimli, içten bir tasarımcısı var, Nihan, önlük aramış uzun zaman kendisi için, bulamayınca kafasındakileri tasarlamaya başlamış. İyi ki de başlamış :) Esprili, sevimli, mesaj içeren en güzeli o kişi için özel olarak hazırlanmış, el emeği bir çok mutfak önlüğü, şapkası dikmiş. Bu önlükler benim çok sevdiğim bir arkadaşım ve onun mutfağı çok seven minik kızı için, pembe severler kesinlikle, sanırım dediğim bu kadardı :) Ortaya çıkan benim hayal ettiğimden bile güzel aynı gibi görünen ama detaylarında tamamen farklı iki önlük :) İsterseniz çizilen karakterler benzesin diye fotoğraf da gönderebiliyorsunuz.

Sonra Burcu ve Ilgım için de yeni yıl hediyesi olarak Nihan bulur bir şeyler, zaten çok da yoğunum biraz geç bir yeni yıl hediyesi olur dedim ve yine süper önlükler geldi Nihan dan onlara özel. Mutfaktan anlayan erkekler bazen sevimli bazen de sinir bozucu olabiliyor. Ben kurabiye yapmaktan başka bir şey bilmediğimden benim için sevimli kısımda duruyor bu durum. Ama Burcu da Ilgım da mutfakta çok iddialı olunca minik minik tartışmalar, sen yapma ben yapayım, fırında yapma tavada yap, tuzu çok koymuşsun, mutfağımdan çık hayır sen çık gibi cümleler uçuşuyor havada...

İyi ki tanımışım Nihan ı, çok seviyorum böyle paylaşımları henüz resmen tanımadığın ama yaptığı işi ne kadar büyük bir keyifle yaptığını anladığın gerçekten sana ve hediye ettiğin kişiye özel olsun diye uğraşan, mutlu olan, mutlu eden, başarılarını takip ettiğin, izlediğin, yüzünü güldüren biri var :) Kısmet belki bir gün tanışırız :)

Bu kadar derinleşmişken ben sıkıntılı, tamamen kararsız, uykusuz bir haldeyken beni rahatlatan, blog yazan, hayatını paylaşan, takip ettiğim biri daha var. Turuncu Gezegen. Unutmam mümkün değil, yazdıkları terapi etkisi yapmıştı. Teşekkür ederim sana da yüzümü güldürdüğün için. Hala saklıyorum e- postalarını ve kesinlikle çöpçüyüm bu konuda; lise zamanımdan kalma bana yazılan ya da beraber yazdığımız notlar, mektuplar, mesajlar, biletler ya da bir balon hatta bir güvercin tüyünü bile saklıyorum. Bazen diyorum atmak gerek ama yine de okuduğumda ya da gördüğümde güldürüyor yüzümü hepsi ayrı ayrı...