28 Temmuz 2017 Cuma

Yayın Başlığı Yok



           Bir rüya gördüm. O kadar gerçekti ki, o acıyı tüm kalbim hissetti. O ölmüş, ben ağlıyorum, hatta aylar olmuş ben yeni öğrenmişim. Neden konuşmadığıma kızıyorum, yıllardır doğum günü için bile aramamışım, hiç unutmazdım, hala hatırlıyorum da aramıyorum sadece.  Arasaydım keşke diyorum. Sesini unuttum, keşke duysaydım diyorum. Yanımda biri var, kim tanımıyorum. Eski albümleri, günlükleri açıyorum, gösteriyorum, onu anlatıyorum uzun uzun. (Evet anladın günlükler duruyor hala, yapamadım, yok edemedim. Belki bir gün bu ülkeyi terkedip Japonya ya yerleşirsem ya da Kamboçya ya kim bilir belki o zaman. Heyecana gerek yok hala aynı beş kilometre etrafında dönüyorum). Çok zaman oldu onu kimseye anlatmayalı. Rezil bir pişmanlık var içimde... Sonra uyuyorum, o tekrar karşımda, bir şey olmadı merak etme diyor sadece, merak edilecek ne var ki... Rüyamda öldüğünü gördüm diyorum anlatmak istiyorum o duymak istemiyor. Ben sağ gözünün kenarındaki kırışıklığım artık diyor, orada oturacak ve hiç bir yere gitmeyeceğim. Ne kadar da saçma bir cümle, söylediklerine anlam yüklememeyi de öğrendim nasıl olsa. Bir kahve içseydik iyi gelirdi, ehh buralardaymışsın nasılsa içeriz bir ara...

Uyandım. Rüyaymış, iyi ki dedim.

 Aradım mı? Aramadım.



Not: Yayın başlıklarına sinir oluyorum, belki bir başlık bulamadım, belki de başlık koymak istemiyorum!  Altı üstü bir rüya nesine gerek yayın başlığı. Belki de tamamen yanlış bir yerdeyim. 

Hiç yorum yok: